Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid

Muʿtezile’nin adalet düşüncesi kapsamındaki konulardan biri teklîf konusudur. Allah’ın, kullarına meşakkatli fiiller yüklemesini ve onları yerine getirmelerini istemesini ifade eden teklîf kavramı, Allah’ın kullarına yönelik adaletini ve onları yaratmasındaki hikmeti açıklaması sebebiyle önem arz et...

Full description

Bibliographic Details
Main Author: Kevser Demir Bektaş
Format: Article
Language:English
Published: Kader 2022-06-01
Series:Kader
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2233066
_version_ 1828018121850486784
author Kevser Demir Bektaş
author_facet Kevser Demir Bektaş
author_sort Kevser Demir Bektaş
collection DOAJ
description Muʿtezile’nin adalet düşüncesi kapsamındaki konulardan biri teklîf konusudur. Allah’ın, kullarına meşakkatli fiiller yüklemesini ve onları yerine getirmelerini istemesini ifade eden teklîf kavramı, Allah’ın kullarına yönelik adaletini ve onları yaratmasındaki hikmeti açıklaması sebebiyle önem arz etmektedir. Bu yüzden teklîf konusunda temel olarak teklîf karşılığında kula yüceltme ve faydanın sunulmasına vurgu yapılmaktadır. Nitekim teklîfle Allah kullarına, başka herhangi bir şeyle ulaşmanın mümkün olmadığı sevabı sunmaktadır. İşte bu makale aynı hususa vurgu yapan farazî teklîf örneklerini sunmaktadır. Teklîf-i zâid, Allah’ın bir mükellef için takdir ettiği ömrü sonlandırmayıp teklîfinin sonucunu değiştirecek şekilde kulun ömrünü uzatmasını ifade eden ilave teklîf dönemidir. Muʿtezilî düşüncede teklîf-i zâid konusu temelde kâfir ve mümin olmak üzere iki ayrı tartışma şeklinde yer almaktadır. Kâfirin teklîf-i zâidi, teklîfi uzatıldığında iman edeceği bilinen kâfirin durumunu, müminin teklîf-i zâidi ise teklîfi uzatıldığında küfre düşeceği bilinen müminin durumunu ele almaktadır. Ebû Ali, şayet bir kâfirin ölüm vakti geldiğinde öldürülmeseydi ve teklîfi uzatılsaydı iman edeceği bilindiğinde, Allah’ın bu kâfiri yaşatmasının vâcip olduğu kanaatindedir. Onun bu konudaki dayanağı, ilave teklîfin kâfirin iman etmesine yönelik bir lütuf olduğu düşüncesidir. Ebû Hâşim ise bu durumdaki kâfirin teklîfinin uzatılmasının vâcip olmadığını, iman edeceği bilinmesine rağmen öldürülmesinin hasen olacağını söyler. Çünkü Ebû Hâşim’e göre zaten Allah kâfire ilk teklîfinde sevaba ulaşma imkânı sunmuştur. Kâfir teklîfinde kötü bir tercihte bulunduğu için bu sonuca ulaşmıştır ve Allah’ın bu sonucu değiştirecek ortamı yeniden sunması vâcip olamaz. Ona göre kâfirin teklîf-i zâidi lütuf olmayıp temkîn hükmündedir ve vâcip değildir. Müminin teklîf-i zâidi konusunda ise Ebû Ali, Ebû Hâşim ve Behşemîler, teklîfi uzatıldığı takdirde küfre düşeceği bilinen bir müminin teklîfinin uzatılmasının hasen olduğu görüşünde hemfikirdirler. Onların bu görüşünün sebebi, Allah’ın uzatılan teklîf karşılığında kula ancak bu teklîfle ulaşabileceği bir sevap sunmasıdır. Ancak Hüseynîler bu durumdaki müminin teklîfinin uzatılmasının hasen olmayacağı görüşündedirler. Zira mümin ilk teklîfinde sevabı hak etmiştir ve bu durumda ilave teklîfi onun için mefsedet olacaktır. Bu farklı görüşler neticesinde, genel olarak bakıldığında Muʿtezilî düşüncede esas kaygının Allah’ın yüklediği ve yükleme ihtimalinin olduğu tüm teklîflerde kulun maslahatına en uygun olan hükmü vermek olduğu görülmektedir. Behşemîler daima kula daha fazla sevap sunmayı ön plana almışlardır. Bununla birlikte kâfirin teklîf-i zâidi konusunda Ebu Ali, müminin teklîf-i zâidi konusunda ise Hüseynîler teklîfin imanla sonuçlanmasını öncelemişler ve bunun kulun maslahatına daha uygun olduğunu düşünmüşlerdir. Muʿtezilî düşüncede teklîfin amacı, sonucu ne olursa olsun kula aksi takdirde asla ulaşamayacağı mertebelere ulaşma fırsatı sunmak olduğu için, her iki teklîf-i zâid konusunda da Behşemîler’in görüşlerinin Muʿtezile’nin genel sistemi içerisinde daha tutarlı olduğu söylenmelidir.
first_indexed 2024-04-10T10:58:32Z
format Article
id doaj.art-4554c4fc61fe4f85ab2751900bd03a6c
institution Directory Open Access Journal
issn 2602-2710
language English
last_indexed 2024-04-10T10:58:32Z
publishDate 2022-06-01
publisher Kader
record_format Article
series Kader
spelling doaj.art-4554c4fc61fe4f85ab2751900bd03a6c2023-02-15T16:19:48ZengKaderKader2602-27102022-06-01201719510.18317/kaderdergi.10683121137Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i ZâidKevser Demir Bektaş0Bursa Uludağ ÜniversitesiMuʿtezile’nin adalet düşüncesi kapsamındaki konulardan biri teklîf konusudur. Allah’ın, kullarına meşakkatli fiiller yüklemesini ve onları yerine getirmelerini istemesini ifade eden teklîf kavramı, Allah’ın kullarına yönelik adaletini ve onları yaratmasındaki hikmeti açıklaması sebebiyle önem arz etmektedir. Bu yüzden teklîf konusunda temel olarak teklîf karşılığında kula yüceltme ve faydanın sunulmasına vurgu yapılmaktadır. Nitekim teklîfle Allah kullarına, başka herhangi bir şeyle ulaşmanın mümkün olmadığı sevabı sunmaktadır. İşte bu makale aynı hususa vurgu yapan farazî teklîf örneklerini sunmaktadır. Teklîf-i zâid, Allah’ın bir mükellef için takdir ettiği ömrü sonlandırmayıp teklîfinin sonucunu değiştirecek şekilde kulun ömrünü uzatmasını ifade eden ilave teklîf dönemidir. Muʿtezilî düşüncede teklîf-i zâid konusu temelde kâfir ve mümin olmak üzere iki ayrı tartışma şeklinde yer almaktadır. Kâfirin teklîf-i zâidi, teklîfi uzatıldığında iman edeceği bilinen kâfirin durumunu, müminin teklîf-i zâidi ise teklîfi uzatıldığında küfre düşeceği bilinen müminin durumunu ele almaktadır. Ebû Ali, şayet bir kâfirin ölüm vakti geldiğinde öldürülmeseydi ve teklîfi uzatılsaydı iman edeceği bilindiğinde, Allah’ın bu kâfiri yaşatmasının vâcip olduğu kanaatindedir. Onun bu konudaki dayanağı, ilave teklîfin kâfirin iman etmesine yönelik bir lütuf olduğu düşüncesidir. Ebû Hâşim ise bu durumdaki kâfirin teklîfinin uzatılmasının vâcip olmadığını, iman edeceği bilinmesine rağmen öldürülmesinin hasen olacağını söyler. Çünkü Ebû Hâşim’e göre zaten Allah kâfire ilk teklîfinde sevaba ulaşma imkânı sunmuştur. Kâfir teklîfinde kötü bir tercihte bulunduğu için bu sonuca ulaşmıştır ve Allah’ın bu sonucu değiştirecek ortamı yeniden sunması vâcip olamaz. Ona göre kâfirin teklîf-i zâidi lütuf olmayıp temkîn hükmündedir ve vâcip değildir. Müminin teklîf-i zâidi konusunda ise Ebû Ali, Ebû Hâşim ve Behşemîler, teklîfi uzatıldığı takdirde küfre düşeceği bilinen bir müminin teklîfinin uzatılmasının hasen olduğu görüşünde hemfikirdirler. Onların bu görüşünün sebebi, Allah’ın uzatılan teklîf karşılığında kula ancak bu teklîfle ulaşabileceği bir sevap sunmasıdır. Ancak Hüseynîler bu durumdaki müminin teklîfinin uzatılmasının hasen olmayacağı görüşündedirler. Zira mümin ilk teklîfinde sevabı hak etmiştir ve bu durumda ilave teklîfi onun için mefsedet olacaktır. Bu farklı görüşler neticesinde, genel olarak bakıldığında Muʿtezilî düşüncede esas kaygının Allah’ın yüklediği ve yükleme ihtimalinin olduğu tüm teklîflerde kulun maslahatına en uygun olan hükmü vermek olduğu görülmektedir. Behşemîler daima kula daha fazla sevap sunmayı ön plana almışlardır. Bununla birlikte kâfirin teklîf-i zâidi konusunda Ebu Ali, müminin teklîf-i zâidi konusunda ise Hüseynîler teklîfin imanla sonuçlanmasını öncelemişler ve bunun kulun maslahatına daha uygun olduğunu düşünmüşlerdir. Muʿtezilî düşüncede teklîfin amacı, sonucu ne olursa olsun kula aksi takdirde asla ulaşamayacağı mertebelere ulaşma fırsatı sunmak olduğu için, her iki teklîf-i zâid konusunda da Behşemîler’in görüşlerinin Muʿtezile’nin genel sistemi içerisinde daha tutarlı olduğu söylenmelidir.https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2233066kalāmmuʿtazilaimposition of moral obligation (taklīf)the additional imposition (al-taklīf al-zāid)abū ʿali al- jubbāʿīabū hāshim al-jubbāʿīkelâmmuʿtezileteklîfteklîf-i zâidebû ali el-cübbâʿîebû hâşim el-cübbâʿî
spellingShingle Kevser Demir Bektaş
Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
Kader
kalām
muʿtazila
imposition of moral obligation (taklīf)
the additional imposition (al-taklīf al-zāid)
abū ʿali al- jubbāʿī
abū hāshim al-jubbāʿī
kelâm
muʿtezile
teklîf
teklîf-i zâid
ebû ali el-cübbâʿî
ebû hâşim el-cübbâʿî
title Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
title_full Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
title_fullStr Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
title_full_unstemmed Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
title_short Muʿtezilî Kelâm’da Teklîf-i Zâid
title_sort muʿtezili kelam da teklif i zaid
topic kalām
muʿtazila
imposition of moral obligation (taklīf)
the additional imposition (al-taklīf al-zāid)
abū ʿali al- jubbāʿī
abū hāshim al-jubbāʿī
kelâm
muʿtezile
teklîf
teklîf-i zâid
ebû ali el-cübbâʿî
ebû hâşim el-cübbâʿî
url https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2233066
work_keys_str_mv AT kevserdemirbektas muʿtezilikelamdateklifizaid