Summary: | Anadoluculuk, Türk tarihinde Balkan Savaşları ve I. Dünya
Savaşı ile başlayıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla biten sürecin
yarattığı bir sonuçtur. Sürecin sonunda Osmanlı İmparatorluğu dağılmış, Anadolu
üzerinde Türk millî devleti kurulmuştur. Bu süreç içerisinde Türk aydınlarının
dikkati Anadolu’ya yönelmiştir. Türk aydınları bir yandan uzun savaş yıllarında
harap olan, ekonomik ve toplumsal olarak geri kalan Anadolu’nun kalkınmasına
öncelik vermişler, diğer yandan da Anadolu’daki bu teritoryal birim üzerinden
yeni bir toplumsal kimlik inşa etmenin yollarını aramışlardır. Anadoluculuktan
önce Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük olmak üzere üç kimlik siyaseti
mevcuttu. Bu üç siyasetin de kendilerine mahsus birer millet, vatan ve tarih
tasavvuru vardı. Söz konusu üç kimlik siyasetinin eleştirisi üzerine kurulan
Anadoluculuk, yeni bir millet, vatan ve tarih tasavvuru inşa etmeye
çalışmıştır. Anadolucular bu üç farklı millet, vatan ve tarih anlayışı
karşısında kendi görüşlerini açıkladılar. Onlar toprağa ve tarihe dayalı yeni
bir kimlik anlayışını temsil ediyorlardı. Buna göre Oğuz Türkleri Malazgirt
Savaşı’ndan sonra Anadolu’da yeni bir vatan edinmişlerdi. Bu yeni coğrafyanın
etkisiyle Anadolu’da diğer Türklerden ayrı yeni bir Türk milleti oluşmuştu. Bu
makalenin amacı Anadoluculuğun inşa etmeye çalıştığı söz konusu yeni millet,
vatan ve tarih anlayışını incelemektir.
|