“KISALIK BİLGELİĞİN RUHUDUR”: ORTAÇAĞ TARİH ANLATILARINDA KISALIK YÖNTEMİ

Tarihsel anlatıların işlevsel biçimde okuyucuya sunulması ve verilmek istenen öğretici ve ahlaki mesajın yerli yerince ifade edilebilmesi amacıyla retoriksel bir anlatı stratejisi olarak antik dönemden beri kullanılan kısalık yöntemi Ortaçağ Avrupa’sında yazılan tarih metinlerinin birçoğunda görüleb...

Celý popis

Podrobná bibliografie
Hlavní autor: Fatih DURGUN
Médium: Článek
Jazyk:English
Vydáno: Ahmet Simsek 2018-10-01
Edice:Turkish History Education Journal
Témata:
On-line přístup:https://dergipark.org.tr/tr/pub/tuhed/issue/39129/462325?publisher=asimsek-home-anadolu-edu-tr
Popis
Shrnutí:Tarihsel anlatıların işlevsel biçimde okuyucuya sunulması ve verilmek istenen öğretici ve ahlaki mesajın yerli yerince ifade edilebilmesi amacıyla retoriksel bir anlatı stratejisi olarak antik dönemden beri kullanılan kısalık yöntemi Ortaçağ Avrupa’sında yazılan tarih metinlerinin birçoğunda görülebilir. Okuyucuyu etkilemek, anlaşılır bir dille ikna edebilmek ve eğlendirmek gibi amaçları taşıyan anlatıda kısalık yöntemi hakikatin öz biçimde verilebilmesinin de etkin bir yolu olarak görülmüştür. Bu çalışmada, Ortaçağ Avrupa tarihçiliğinde ihmal edilen anlatıda kısalık konusu bir anlatı türü olan Ortaçağ Avrupa kroniklerinden örneklerle tartışılacaktır. Ortaçağ tarihçileri anlatıda brevis yani kısalık/özlük sorununa neden önem vermişlerdir? Bir başka deyişle, farklı tarihçilerin eserlerinde anlatının kısa olması gerektiği vurgusu niye bu kadar öne çıkmıştır?  Bu sorular etrafında yapılacak tartışma, Ortaçağ tarihçilerinin kısalık/özlük ilkesine dayanarak okuyucu kitlesini, her ne kadar sınırlı bir kitleden bahsediyorsak da, dikkate aldıklarını, bu ilke aracılığıyla geçmişte yaşanılan hakikati tarihsel gerçeklik alanında anlaşılır biçimde sunmayı hedeflediklerini ve sıkıcı olacakları kaygısıyla okuyucuyu hem keyif alarak okumaya hem de düşünmeye sevk etmek istediklerini ortaya koyacaktır.
ISSN:2147-4516