Summary: | Yirminci yüzyılı
karakterize eden en temel olguların başında küreselleşme gelmektedir. İktisadi
açıdan, küreselleşme süreci çerçevesinde ulusal ekonomilerin hem ticari hem de
özellikle finansal anlamda serbestleştirilmesi, yani sermaye akımlarının
liberalizasyonu ortaya çıkan en önemli uygulamalar olmuştur. Sermaye
akımlarının serbestleştirilmesi ve ulusal ekonomilerin dünya piyasalarına
açılmasından beklenen, istikrarlı bir ekonomik büyüme ve kaynak dağılım
etkinliğinin sağlanması, ülke ekonomisinin rekabet gücünün artırılmasıdır. Bu
çalışmada sermaye akımlarının ekonomik büyüme üzerindeki asimetrik etkileri
araştırılmaktadır. Bunun nedeni, doğrusal ilişkiler tespit edilemeyen
değişkenler arasında doğrusal olmayan ilişkilerin var olabilmesi düşüncesidir.
Türkiye’nin 1970-2016 dönemine ilişkin verileri kullanılarak yapılan ampirik
analizde, doğrusal olmayan gecikmesi dağıtılmış otoregresif model
kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre sermaye akımları, ekonomik büyüme üzerinde
asimetrik etkilere sahiptir. Buna göre, sermaye girişleri ekonomik büyümenin
artmasına neden olurken, sermaye çıkışları
ekonomik büyümenin azalmasına neden olmaktadır. Bulguların ortaya koyduğu en
önemli sonuç, sermaye girişlerinin büyüme üzerindeki pozitif etkisinin, sermaye
çıkışlarının negatif etkisinden daha küçük olmasıdır. Bir diğer ifade ile
sermaye çıkışlarının yıkıcı etkisinin, Türkiye ekonomisinde daha büyük olduğu
gözlenmiştir.
|